paylasiyorum

Tepe Menü

Ana Menü

Alt Menüler Kategoriler

İçerik

HOŞGELDİNİZ , Toplam : 561

 
Arama

Lütfen aramak istediğiniz kelimeyi girin


 

gülüşünde bir mana var

saklayamazsın

sarılışında ne düşler

ne düşükler

sakınamazsın

 

aynı yolları,

kimsesiz mekanları

birlikte özleme hasreti...

yalnızlığımın dert ortağı gastrit...

Devamı >>

 

çöle kıyısı olan kentlerin

limanları sıkıcı olur

kuş uçar gemi geçmez,

kervan zaman içinde.

böyle kentlerde insan

fırtına gibi sever,

Devamı >>

 

gözüme ilişti gözün

içimde infilak saati!

yasak baktın nikotin sıcaklığıma,

bir sigara daha yaklaşıyor bahar...

ellerin yanında değil,

gemiler kalkıyor avuçlarından

bütün limanlara bir telaş,

yaklaşıyor bahar...

Devamı >>

 

büyüdükçe,

sentetik zamanlara

kangren ayaklar bastım,

izi kaldı

ömrümün...

 

Devamı >>

 

bizi bilirsin

avuçla su içmeyi

marifet biliriz,

yenilmeyi bir de

kendi sahamızda...

 

Devamı >>

 

Sus pus olmuş, puslu bir İstanbul'muydu yüzün, yoksa

çok bildik hüzünler mi taşınmıştı yüzüne

Dolmabahçe da çay tadında....

Divit ucuyla yazılmış bir aşkın sureti vardı avuçlarında,

tarih bir başka iklimin kıvamını gösteriyordu.

Ben rehnedilmiş yelkovan gibi... hani akrep'i seven ama

yüreği takvim yokuşlarında...

Devamı >>

 

adını anmak güzeldi

dost ağızlarda sana dair cümlelerin

ıslatılması...

adını anmak...

yüksek sesle, kimsesiz gecelerin düşsel

avuntularına sırt çevirip senden söz açmak...

biraz gülünç, biraz sitemkar...

güzeldi...

adının türkçedeki yankısı özeldi...

Devamı >>

 

sevmek gibi geliyordu her şey,

sevmek gibi gidiyordu kadın

adının anlattığı, canın teni yakmasıydı,

Devamı >>

 

anladım

sabahları açılır

esnaf çarşıları yeminle

"bedreddinim bir ağaca asılır"

 

anladım

en büyük yalan yemindir

edilir sabahları

gecesini hatırlamayan esnafların

Devamı >>

 

biz ne zaman içsek

köfte geç gelir

ve oturur muhabbetin terkisine

çıplak bir efkar sözcüğü

biz ne zaman içsek

sabah akar meyhanecinin cebine

Devamı >>

 

Tiyatro, dizi ve film senaryosu, dans gösterisi, hikâye ve şiir yazarı olan Yılmaz Erdoğan, 1967 yılında “her şeyin bittiği yerde başlayan şehir” olarak tarif ettiği Hakkari'de doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Ankara'da tamamladı. Daha sonra İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği’ni kazandı fakat ağır basan tiyatro tutkusu eğitimini yarıda bırakmasına neden oldu. Tiyatroya 1987 yılında Ferhan Şensoy'un "Nöbetçi Tiyatrosu"nda amatör yazar ve oyuncu olarak başladı. Ardından da Levent Kırca'nın "Olacak O Kadar" adlı televizyon programında başyazar olarak görev yaptı.

Devamı >>

 

Bak! İşte gizleri yaşamın, işte mutluluk

Gülümsüyor bir kapı aralığından

Ellerimizi uzatsak tutabiliriz belki

Şimdi ya da hiç bir zaman

Devamı >>

 

sende karlı dağların serinliği

sende mayıs rüzgarlarının ılıklığı var

sen denizlerimde bir büyük dalgasın

ben senin sonsuzluğunda bir kum tanesi

Devamı >>

 

İnsan bir açmaza düşmeye görsün

Başlamasın bir çöküntü yürekte

Ölümdür o yerde düşündüğün

Sevilmek de boştur artık sevmek de

Devamı >>

 

Günahım,  vebalimdin

Kızımdın   kimi zaman

Kız kardeşim

Yada sevgilimdin

Hiç bir şeyim değildin

Belki de her şeyimdin

Devamı >>

Yan Bloklar

Footer